Düşük Tedavisi

    Düşük Tedavisi Ankara

    Ankara Düşük Tedavisi; gebeliğin canlı doğumla sonuçlanmadığı durumlarda ya da düşük riskinin bulunduğu hamileliklerde uygulanan tıbbi müdahalelerdir. Hamilelik; bebeğin, anne karnında gelişimini tamamlayarak dış dünyada yaşayabileceği şekilde doğmasıyla sona eren biyolojik bir süreci ifade etmektedir. Bu süreç ortalama 40 haftada tamamlanmaktadır. Gebeliğin farklı nedenlere bağlı olarak sonlanması ise düşük olarak tanımlanmaktadır. Başka bir ifade ile düşük, hamileliğin 20. haftadan önce sonlanması ve bebeğin 500 gramın altında bir ağırlıktayken anne rahminden ayrılması durumudur.

    Düşük gerçekleştiği zamana göre erken düşük ve geç düşük olmak üzere iki gruba ayrılır. Hamileliğin ilk 12 haftasında (ilk 3 ay) olan düşüklere erken düşük, 12. haftadan sonra olan düşüklere ise geç düşük denir. Düşüğe neden olan faktörler arasında annenin yaşı, fetüste gözlemlenen gelişimsel bozukluklar, enfeksiyonlar gibi birçok etken sayılabilir. Düşük tedavisinde söz konusu faktörleri göz önünde bulundurarak bir inceleme yapmak büyük önem taşır. Düşük, hamileliğin sona ermesini ifade etmekle birlikte, düşük tehdidi olan gebeliklerde uygun bir tedavi ile  hamileliğin devam etmesi de mümkün olabilir.

    Yazımın devamında düşüğün nedeni ve düşük tedavisi ile ilgili detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. Ankara düşük tedavisi için kliniğimizle iletişime geçebilir, Op.Dr. Seda Tamsoy Atlıman’dan randevu alabilirsiniz.

    Düşük Nedir?

    Düşük; tıp literatüründe abortus olarak adlandırılır. Bebeğin, anne rahmi dışında yaşamını sürdürebilecek duruma gelmeden, anne rahminden ayrılması düşük olarak ifade edilir. Bu durumda gebelik canlı doğum olmadan sonlanır.

    Abortus; gerçekleştiği zamana bağlı olarak erken ve geç düşük olmak üzere ikiye ayrılır.

    Erken Düşük

    Hamileliğin, ilk 3 ay içerisinde sonlanması erken düşük olarak adlandırılır. Bebekte var olan kromozom bozukluğu erken düşüğe neden olabilir. Kromozom bozukluğu, bebeğin organlarının gelişmesini engeller. Anne veya babada bulunan genetik kusurlar da bebekte kromozom bozukluğuna neden olarak düşüğe yol açma ihtimali barındırır.

    Geç Düşük

    Hamileliğin ilk 3.ayından sonra hamileliğin sonlanması durumuna geç düşük denilmektedir. Bu dönemdeki düşüklere rahim ve rahim ağzındaki bozukluklar, annenin yaşı, kan pıhtılaşması gibi plasentayı etkileyen durumlar neden olabilmektedir.

    Yukarıda saydığımız nedenlerle birlikte başka birçok faktör de düşüğe sebep olabilir. Düşüklerden söz edildiğinde karşımıza çıkan bir diğer durum da tekrarlayan düşüklerdir. Eğer gebelik üç veya daha fazla sefer canlı doğum olmadan sonlanmış ise bu durum tekrarlayan düşük olarak adlandırılır. Tekrarlayan düşük durumunda düşüğe neden olan faktörlerin tespit edilmesi ve tedavi sürecinin belirlenmesi büyük önem taşır. Bu nedenle düşüğün altında yatan sebeplerin incelenmesi ve analiz edilmesi gerekir.

    Düşük Belirtileri Nelerdir?

    Düşüğün erken tespit edilmesi anne sağlığının korunması için oldukça önem arz etmektedir. Bu nedenle düşüğün belirtilerini bilmek erken teşhis için faydalı olacaktır. Düşük yapan hastalardan hareketle tespit edilen düşük belirtileri şunlardır:

    • Karın ve kasık ağrısı
    • Vajinal kanama
    • Sırt ve bel ağrısı
    • Yüksek ateş ve halsizlik
    • Mide bulantısı ve kusma

    Hamileliğin ilk 3 ayında hafif lekelenme şeklinde kanamalar görülebilir. Fakat bu lekelenmelere ağrı eşlik ettiği takdirde düşük riski artmaktadır. Yukarıda belirtilen durumlardan biriyle karşılaşan anne adaylarının en kısa zamanda kadın doğum uzmanı bir hekime başvurmaları önerilir. Ankara düşük tedavisi için kliniğimizle iletişime geçebilir ve Op.Dr. Seda Tamsoy Atlıman’dan randevu alabilirsiniz.

    Düşük Neden Olur?

    Düşükle sonuçlanan hamilelikler incelendiğinde fetüste oluşan gelişimsel problemlerin yaygın neden olduğu görülür. Özellikle gebeliğin ilk 12 haftasında yaşanan düşüklerde kromozom bozuklukları önemli bir faktör olarak karşımıza çıkar. Fetüste bulunan fazla veya eksik kromozomlar fetüsün gelişimini olumsuz etkilemekte ve düşüğe neden olmaktadır. Söz konusu kromozom anomalileri, döllenme esnasında embriyoda meydana gelen bölünme hataları sonucunda oluşur. Bu nedenle fetüsün gelişimini tamamlayacak kadar anne rahmine tutunması güçleşir.

    Anne ve baba adaylarında var olan genetik hastalıklar da düşüğün bir diğer nedenidir. Annede bulunan hormonal bozukluklar, tiroid problemleri, şeker hastalığı, enfeksiyona bağlı hastalıklar, rahim ağzındaki (serviks) problemler, bağışıklık sistemini etkileyen rahatsızlıklar da bu süreçte düşüğe neden olabilmektedir.

    Düşük Riskini Arttıran Faktörler Nelerdir?

    • Anne adayının yaşı (18 yaşın altında veya 35 yaşın üstünde olması),
    • Anne adayının mevcut kilosu (çok zayıf veya çok kilolu olması)
    • Hamilelik sürecinde tütün ürünleri, alkol, kafein içeren ürünlerin tüketilmesi ve uyuşturucu madde kullanımı,
    • Daha önceki gebeliklerde düşük öyküsü bulunması,
    • Anne adayının tedavi edilmemiş veya kontrol altına alınmamış kronik rahatsızlığının bulunması düşük riskini arttıran faktörler arasında yer almaktadır.

    Düşük Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Düşük, genel olarak bebeğin kaybı ile sonuçlanmaktadır. Fakat düşük tehdidi olan gebelerde, bu durumun tedavi edilmesi mümkündür. Riskli hamilelik olarak değerlendirilen bu tür gebelikler, doktor kontrolünde ve doktorun planladığı tedavi doğrultusunda devam ettirilmelidir.

    Bebeğin kaybı ile sonlanan gebeliklerde, anne sağlığını korumak ve iyileştirmek esas alınır. Düşüğe bağlı kanamaları durdurmak ve enfeksiyon gelişimini engellemek için hastaların tedavi edilmesi gerekir.

    Düşük tedavisinde ilk olarak düşüğün tam gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılır. Tam düşük gerçekleştiğinde rahim içinde parça kalmaz. Ancak tamamlanmamış düşüklerde rahimde parça kalacağından kürtaj yoluyla parçaların temizlenmesi gerekir. Düşüklerin yarısı tamamlanmamış düşük olarak gerçekleşir. Bu nedenle düşükle sonlanan gebeliklerin bir çoğunda kürtaja başvurulmaktadır.

    Hamileliğin 3’ten fazla düşükle sonlanması durumunda, düşüğe neden olan faktörlerin tespit edilmesi ve uygun tedavi yöntemlerinin planlanması gerekir. Tedavi adımları sağlıklı bir şekilde tamamlandıktan sonra, anne adayının canlı doğuma ulaşacak bir gebelik geçirmesi mümkün hâle gelebilir.

    Ankara Düşük Tedavisi Fiyatları

    Düşük tedavisi anne adaylarının medikal durumuna göre planlanan bir süreçtir. Bu nedenle tedavi ücretleri de değişiklik gösterebilir. Ankara düşük tedavisi fiyatları 2022 öğrenmek ve daha detaylı bilgi almak için kliniğimizle iletişime geçebilir, Op.Dr. Seda Tamsoy Atlıman’dan randevu alabilirsiniz.