Hamilelik (gebelik), kadın yaşamının ve fizyolojisinin mucizevi ve karmaşık dönemlerinden biri olarak karşımıza çıkar. Hamilelik hem duygusal hem de biyolojik açıdan oldukça komplike ve mucizevi süreçler bütünüdür.
Küçücük bir hücreden oluşarak bir bebeğin dünyaya gelmesini kapsayan tüm süreç, insan hayatının en doğal ve en karmaşık evrelerinden biridir.
Kısaca gebelik ya da hamilelik, anne vücudunda bir embriyo sonra fetüs ve en sonunda bebeğin dünyaya gelişinin tüm süreçlerini ifade etmektedir.
Tıbbi açıdan bakıldığında gebelik, kadın bünyesinde sperm tarafından döllenmiş bir yumurtanın, gittikçe gelişerek bir bebeği oluşturması sürecidir. Bu doğal süreç, anatomik, fizyolojik, ruhsal ve hormonal birtakım değişiklikleri barındıran karmaşık olaylar dizisini içermektedir. Ortalama 37 ila 40 hafta arasında süren bu süreç, döllenmiş yumurtanın iyice gelişerek dünyaya bir bebek gelmesi ile sonlanmaktadır.
Önemli Konu Başlıkları
Hamilelik Süreci Nasıl Başlar?
Hamilelik sürecinin en temel noktası; döllenme (fertilizasyon) ile başlamasıdır. Bu temel nokta; bir sperm hücresinin başarıyla bir yumurta hücresini döllemesiyle başlamaktadır. Zigot ise; bahsi geçen bu sperm hücresi tarafından döllenen yumurtaya verilen addır. Yani zigot; erkek ve dişi gametin birleşmesiyle meydana gelen diploit bir hücredir. Zigot, oldukça hızlı bir şekilde bölünerek hücre sayısında hızlı bir şekilde artış gerçekleştirir. Zigot, rahme doğru ilerleyerek, rahim iç tabakasına implante olur. Bu adıma ya da aşamaya implantasyon (yerleşme) adı verilir ve gebeliğin oldukça mühim olan bir adımıdır.
İmplantasyon yani yerleşme aşamasının hemen ardından, embriyo gelişmeye ve büyümeye başlar. Bahsi geçen bu yerleşme aşamasında, anne karnındaki bebekte birçok organ ve sistemler oluşmaya başlamaktadır. İmplantasyon aşamasının ardından büyüyerek üçüncü aya girerken fetüs adını alır. Doğumun gerçekleşmesine kadar da adı fetüs olarak geçecektir.
Hamilelik sürecinin sonunda gerçekleşen doğum, anne ile bebeğin sağlık durumlarına ve geçmiş doğum tecrübelerine bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. Doğum, normal doğum ya da sezaryen doğum şeklinde gerçekleştirilebilmektedir.
Annenin yaşadığı biyolojik ve fiziksel değişiklikler ile fetüsün olağanüstü gelişim süreci, anne ve bebeğin hassas bir bağ ve dengelerle birlikte yürüdüğü eşsiz bir yolculuktur. Bu mucizevi yolculuk ise; hayatın başlangıcını simgeleyen süreçler bütünüdür.
Hamilelik belirtileri ise, anne adayları tarafından oldukça sık olarak merak edilen bir konudur. Hamileliğin daha çok erken evrelerinde oluşan bu merak da oldukça doğaldır ve birçok anne adayında erken gebelik belirtileri mevcuttur.

Hamileliğin Belirtileri Nelerdir?
Hamilelik sürecinin başından itibaren annenin vücudu da tıpkı fetüs gibi birtakım değişiklikler geçirir. Hormonal anlamda yaşanan önemli değişiklikleri hem annenin hem de bebeğin durumunu ve sağlığını korumak adına çok büyük ve kritik bir öneme sahiptir.
Annenin vücudunda meydana gelen anatomik düzeydeki önemli değişiklikler ve belirtiler ise; hamileliğin olağan bir parçasıdır. Fetüsün gelişiminden kaynaklı olarak rahim büyür ve bu büyüme karın bölgesinde belirgin bir şişliği meydana getirir. Bunların yanında annenin vücut ağırlığında artış gözlenir ve bu artış ise omurga üzerinde ekstra bir yük ve baskı yaratmaktadır. Eklem dokularının esnekliği artmakta ve bağ dokularının gevşemesi gözlenmektedir. Tüm bu olaylar zinciri, doğum esnasında ihtiyaç duyulan esnekliği sağlamaktadır.
Hamilelik belirtileri anlatılan tüm bu olayların yavaş yavaş ortaya çıkmasına ve gittikçe şekillenmesine bağlıdır. Gebelik belirtilerinin meydana gelme ve ortaya çıkma süreci kadından kadına değişiklik göstermektedir. En erken belirti; cinsel ilişkiyi takiben bir iki hafta içinde meydana gelebileceği gibi, fiziksel ve anatomik birtakım semptomların ortaya çıkması da zaman içerisindeki sürece bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Yine de belirtilmelidir ki; gebelik ve adet öncesi yaşanan semptomlar, birbirine benzediğinden, bu iki durum ve semptomlar birbiriyle karıştırılabilmektedir.
En erken belirti olarak adet gecikmesi gösterilmektedir. Bunun yanında belirtiler arasında sıklıkla; mide bulantısı, iştah kaybı yaşanması, kokulara karşı gelişen hassasiyet, göğüslerin hassasiyeti ve sık sık idrara çıkma sayılabilir. Semptomların çeşitleri ve şiddetleri kişiden kişiye değişkenlik gösterse de erken gebelik döneminden itibaren anne vücudunda en sık gözlenen hamilelik belirtileri aşağıdaki gibidir;
- Adet gecikmesi: Bahsi geçen regl gecikmesi tek başına bir hamilelik belirtisi olmayıp, 7 günden fazla süren regl kanamasının meydana gelmediği durumlarda gebelik testi yapılabilir ve bu sayede kesin sonuca ulaşılabilir.
- Göğüs ve göğüs uçlarında yaşanan hassasiyet: Oldukça sık gözlemlenen belirtilerden biridir. Regl öncesi dönemdeki gibi göğüslerde dolgunluk, ağrı ve hassasiyet gelişmesi gibi birtakım fizyolojik etkiler, gebeliğin erken döneminde karşımıza çıkan semptomlar arasındadır.
- Sık sık idrara çıkma: Hamileliğin erken süreçlerinde anne fizyolojisinde değişen ve dalgalanan hormon seviyeleri neticesinde sık idrara çıkma gözlemlenmektedir. Bunun yanında, hamileliğin sonlarına doğru da iyice gelişen fetüsün, annenin idrar kesesine baskı yapmasıyla da doğuma yaklaşılan süreçte gözlemlenen belirtiler arasında yerini almaktadır.
- Kokulara karşı gelişen hassasiyet: Gebelik sürecinde ilk haftalardan itibaren birçok gıdaya ve kokuya hassasiyet hatta tiksinti gibi reaksiyonlar gösterme durumu da hamilelik belirtileri arasındadır.
- Halsizlik ve bitkinlik: Gebeliğin ilk üç ayında progesteron hormonunun artış göstermesi neticesinde anne adayı sürekli halsiz ve yorgun olabilir. Hamilelikte en çok gözlemlenen belirtilerden biridir. Ancak bu sürekli uykulu halde olma ve bitkinlik hissi, gebeliğin ilerleyen dönemlerinde plasentanın gelişimiyle birlikte ortadan kalkacaktır.
- Mide bulantısı: Gebeliğin bilhassa ilk üç ayında görülen kusma ile mide bulantısı belirtileri, hamilelikte en çok yaşanan semptomlardandır. Yaşanan sabah bulantıları, yumurtanın fertilizasyonu (döllenmesi) sonucunda anne vücudunda değişen hormonların seviyeleriyle ilişkilendirilir. Ancak mide bulantısı ve kusma şikayetleri, tek başına gebelik belirtisi sayılmayıp, birçok nedenden kaynaklanabileceğini belirtmek gerekir.
- Baş dönmesi: Hamileliğin erken belirtilerinden biri olarak kabul edilen baş dönmesi ve hatta bayılma, gebeliğin özellikle ilk birkaç haftasında oldukça sık gözlenmektedir.
- Aşerme: Hamilelik belirtilerinin en yaygın olarak gözlemlenen durumlarından biri olan aşerme, anne adayının birçok yiyecek ve içeceğe karşı aşırı istek ya da aniden gelişen tiksinti geliştirmesiyle kendini göstermektedir.
- Duygusal hassasiyet: Anne adayının vücudunda meydana gelen hormon seviyelerindeki değişikliğin bir sonucu olan duygusal hassasiyet, oldukça doğal bir durumdur. Gülme krizleri ve ağlama gibi yaşanan duygu durum değişiklikleri, gebelik süresi boyunca yaşanabilmektedir.
- Bel ve sırt ağrıları: Anne adayı, hamilelik süreci boyunca bel ve sırt ağrıları yaşayabilmektedir. Ayrıca anne adayının vücudunda su toplaması ve buna bağlı gelişen ödem (şişkinlik), çok sık karşılaşılan belirtiler arasında yerini alır. Ödem oluşumunu önlemek için anne adayına bol bol su içmesi tavsiye edilmektedir.
- Vajenden gelen akıntı: Vajinal akıntı, hormonların kandaki seviyelerinde meydana gelen değişiklikler neticesinde görülen oldukça normal bir belirtidir.
- Lekelenme tarzında kanama: İmplantasyon kanaması olarak karşımıza çıkan lekelenme kanaması, döllenmiş yumurtanın rahme yerleşmesi neticesinde meydana gelmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; lekelenme kanamasının, hafif ve az miktarda yani leke tarzında oluşudur.
- Kabızlık ya da ishal: Hormonların kandaki seviyelerinde oluşan değişiklikler, anne adayının sindirim sistemini de etkileyebilmektedir. Bu durum da kabızlık veya ishal görülebilir.
- İdrar renginin ve kokusunun değişikliği: Gebelik süreci boyunca idrarın rengi, sıklıkla açık tonlarda sarıdır. Sık sık su tüketen anne adaylarında idrar rengi açılır. Bazı durumlarda idrarın renginin ve kokusunun değişikliğinden de söz etmek mümkündür.
Gerginlik ve stres de hamileliğin belirtileri arasında yer alan önemli noktalardır ancak belirtmek gerekir ki; bu belirtiler, kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir. Bilinmelidir ki; her anne adayının kendine özgü belirtileri vardır ve deneyimleri farklıdır. Bahsi geçen erken hamilelik belirtilerinin birkaçına sahipseniz gebelik testi yapmanız büyük önem taşımaktadır. Gebelik testi pozitif olarak sonuçlanan anne adaylarının da mutlaka bu alanda uzman bir hekime muayene olmaları ve hekim gözetiminde tüm testlerin yapılarak değerlendirilmeleri kritik bir önem arz etmektedir. Ayrıca anne adaylarının, rutin olarak gerçekleştirilen kontrollerini aksatmamaları ve doğumun gerçekleşmesini de kapsayan süreç de dahil olmak üzere hekimle irtibat halinde kalmaları hem anne hem de bebek sağlığı için çok önemlidir.
Tüm bunların yanında anne adayının, istirahat etmesi, sağlıklı beslenmesi ve uyku düzenine önem vermesi sağlıklı bir hamilelik süreci geçirmesi için oldukça mühimdir.
Gebelik Belirtileri Ne Zaman Başlar?
Gebelik belirtileri, kadından kadına değişkenlik göstermekle birlikte bazı anne adaylarında bir ya da iki hafta sonra fark edilmeye başlar. Ancak sıklıkla gebe kaldıktan sonra dört veya beş hafta içerisinde semptomlar iyice kendini belli etmektedir. Gebeliğin ilk belirtileri arasında sayabileceğimiz ve birkaç hafta içerisinde meydana gelebilen implantasyon kanaması (lekelenme tarzı kanama) gözlenebilmektedir.
Hamilelik sürecinin başladığı ve belirtilerin gözlendiği gebeliğin ilk bir veya iki haftası olarak geçen dönem aslında döllenme süreci de göz önüne alındığı zaman gebeliğin dördüncü veya beşinci haftasına tekabül etmektedir.
Hamileliğin yani gebeliğin kesinleşmesinin hemen ardından hekim kontrolü elzemdir. Ayrıca hekim kontrolü dışında hiçbir ilaç ve takviye alınmamalı ve olağan dışı hiçbir uygulama yapılmamalıdır.
Anne adayı, bu süreçte özellikle gergin ve stresli hissedebilir ve bu oldukça doğal bir durumdur. Hamilelik sürecinin daha sağlıklı yönetilmesi için, anne adayının stres ve üzüntüden mümkün olduğunca uzak durması büyük önem taşımaktadır.
Hamileliğin İlk Belirtileri Nelerdir?
Hamileliğin ilk belirtileri yani erken gebelik belirtileri, hormonlarda gözlenen değişiklikler sebebiyle meydana gelmektedir. Hamileliğin ilk belirtileri; özellikle 7 günden fazla süren regl kanamasının meydana gelmediği durumlarda söz edilen adet gecikmesidir. Adet gecikmesinin yanı sıra kandaki hormon seviyelerinin değişiklikleri nedeniyle; kokulara karşı geliştirilen hassasiyet, göğüslerde ve göğüs uçlarında meydana gelen hassaslık ve göğüslerde dolgunluk, mide bulantısı ve kusma, baş dönmesi, kan hacminin artış göstermesi sebebiyle; sık sık idrara çıkma ihtiyacı gözlenebilmektedir. Ayrıca hazımsızlık gibi sindirim problemleri de belirtiler arasındadır. Progesteron hormonunun kandaki seviyelerinde yaşanan yükseklik nedeniyle; yorgunluk ve sürekli uyuma hali gözlenebilmektedir. Tüm bunların yanında, alt karın bölgesinde meydana gelen kısa süreli ağrı ve yine gebelikte yaşanan hormonal etkiler nedeniyle; duygusal durum dalgalanmaları şeklinde kendini göstermektedir.
Belirtmek gerekir ki; bahsi geçen bu semptomlar kadından kadına değişkenlik göstermekte ve semptomların şiddeti de değişiklik gösterebilmektedir. Unutulmamalıdır ki; her anne adayının erken gebelik belirtileri ve deneyimleri kendine has düzeyde farklılık göstermektedir.

Erken Hamilelik Belirtileri Nelerdir?
Erken hamilelik belirtileri de yukarıda saydığımız gibi, genellikle hormonların kandaki seviyelerinde meydana gelen dalgalanmalar nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bilhassa 7 gün ve üzerinde regl kanamasının olmaması sebebiyle adet gecikmesi ilk belirtiler arasında yerini almaktadır. Yaşanan hormonal değişiklikler nedeniyle ise; göğüslerde dolgunluk ve hassasiyet, mide bulantısı ve kusma, kokulara karşı yaşanan hassasiyet gözlenebilmektedir. Artan kan hacmi sebebiyle de sık idrara çıkma durumu anne adaylarında oldukça sık gözlenen belirtiler arasındadır.
Ayrıca hazımsızlık, baş dönmesi, baş ağrısı da semptomlardan bazılarıdır. Kanda seviyesi yükselen progesteron hormonu nedeniyle de yorgunluk ve sürekli uyku hali gözlenmesi oldukça normaldir. Hormonal dalgalanmalar sebebiyle; ruh halinde meydana gelen durum değişiklikleri de belirtiler arasındadır. Tüm bunların yanında alt karın bölgesinde yaşanabilen geçici ağrı, şeklinde de erken gebelik kendini göstermektedir.
Yukarıda sayılan erken gebelik belirtilerinin birkaçına sahipseniz; yapacağınız gebelik testinin pozitif sonuçlanmasının hemen ardından uzman bir hekime muayene olmanız büyük önem taşımaktadır. Hekimin yapacağı tetkikler neticesinde sonucun kesinleşmesiyle birlikte gebelik sürecini daha sağlıklı yönetebilmeniz amacıyla tüm süreçte hekiminizle iletişim halinde kalmanız tavsiye edilmektedir.
Yüzde Yüz Hamilelik Belirtileri Nelerdir?
Yüzde yüz hamilelik belirtilerinin ilki; adet gecikmesidir. Bilhassa 7 günden fazla süren adet kanamasının meydana gelmediği durumlarda gebelik testi yapılabilir ve bu sayede kesin sonuç öğrenilebilmektedir.
Belirtmek elzemdir ki; kesin sonuca ancak uzman hekime muayene olarak ve hekimin yapacağı Beta hCG testi ile ulaşabilirsiniz. hCG (human chorionic gonadotropin) olarak isimlendirilen hCG hormon seviyesinin kandaki tetkiki, gebeliği doğrulamak için kullanılan testlerden en önemlisidir.
hCG (human chorionic gonadotropin), plasentanın üstlendiği ve plasenta tarafından implantasyon (embriyonun uterusa yerleşmesi) sonrası salgılanan bir hormondur. Gebelik hormonu olarak da adlandırılan hCG hormonunun tespiti kesin sonuca ulaşılması açısından önemlidir.
Yüzde yüz hamilelik belirtileri, kişiden kişiye değişkenlik gösterse de ilk sırada adet gecikmesini göstermek doğru olacaktır. Bunun yanında hamilelikte yaşanan hormon seviyelerinin değişikleri nedeniyle; göğüslerde ve göğüs uçlarında hassasiyet, yorgunluk ve sürekli uyku hali özellikle gebeliğin ilk on beş gününde kendini belli etmektedir.
Karın bölgesinde kısa süreli yaşanan kramp tarzı ağrılar da yüzde yüz hamilelik belirtileri arasında değerlendirilebilir.
Dört veya beş haftalık gebelikler söz konusu olduğunda ise yüzde yüz hamilelik belirtileri arasında adet gecikmesine ek olarak; mide ekşimesi ve bulantıyı saymak mümkündür. Kan hacminin artması nedeniyle sık sık idrara çıkma ihtiyacı ve hormonal değişiklikler nedeniyle de yaşanan bitkinlik, yüzde yüz hamilelik belirtileri arasında sayılabilmektedir.
Epidural (Ağrısız) Doğum ile İlgili Hazırladığım Makalemi Okumayı Unutmayın!
Tuhaf Hamilelik Belirtileri Nelerdir?
Hamilelikte kadından kadına değişen tuhaf belirtilerle karşılaşmak da mümkündür. Tuhaf hamilelik belirtileri arasında; gıda dışı bazı maddeleri yeme isteği, burun kanaması, nefes darlığı, sindirim problemleri ve özellikle kabızlık, bağışıklığın (immün sistem) düşmesi, saçların hızlı uzaması, koku alma duyusunda yaşanan bariz artış, ağızda meydana gelen metalik ve tuhaf tat, akneye eğilimli cilt ve sivilcelerin yoğunlaşması sayılabilmektedir.
Hamilelik sürecinde yaşanan tüm belirtilerin, uzman bir hekim tarafından değerlendirilmesi sağlıklı bir hamilelik dönemi için oldukça önemlidir.
Hamilelik Testi Ne Zaman Yapılır?
Hamilelik testi için evde yapılabilen erken gebelik testlerinden yararlanabilirsiniz. Evde yapılabilen erken gebelik testini, regl gecikmesinin 10.gününde deneyebilirsiniz çünkü hCG hormon seviyesi, idrarda artış gösterecektir. Ancak sonucu kesinleştirmek maksadıyla bir ya da iki gün daha bekleyebilirsiniz. Bu sebeple evde yapılacak erken gebelik testini, regl gecikmesinin 11. ya da 12. gününde denemeniz tavsiye edilmektedir.
Evde yapılabilen erken gebelik testi, hamilelik sonucu için idrar örneğine ihtiyaç duymaktadır. Evde yapılabilen erken gebelik testi, özel şeritler ihtiva eden reaktif alanları sayesinde hCG hormonunu algılamakta ve doğru bir şekilde uygulandığı takdirde %99 oranında doğruluk sağlamaktadır.
Hamilelikte kullanılan bir diğer analiz yöntemi olan kan tetkiki (kanda HCG hormon analizi) ise; idrar testinden çok daha duyarlıdır ve küçük seviyelerdeki hCG hormonunu bile algılar. Bu özelliği sayesinde gebeliğin oldukça erken döneminde, regl gecikmesinin 7 ila 10. gününde hamileliği tespit edebilmektedir. Ayrıca kan tetkiki, gebelik hormonu olan hCG hormonunu yalnızca tespit etmekle kalmaz aynı zamanda hCG hormonunun miktarını da ölçmektedir.
Unutulmamalıdır ki; gebelikte süreç ilerledikçe, vücutta gebelik hormonu olarak bilinen hCG hormon seviyesi artmakta ve artan hCG hormonu da gebelik testinin pozitif (müspet) sonuçlanmasına olanak tanımaktadır.

3 Günlük Hamilelik Belirtileri
Erken hamilelik belirtileri, her kadında görülmemekle birlikte yine de bazı semptomlar vermektedir. 3 günlük hamilelik belirtileri arasında en yaygın görülen; vajenden gelen akıntının yoğun oluşudur. Ayrıca embriyonun uterusa yerleşmesinin bir sonucu olarak lekelenme tarzı kanama ya da bir diğer adıyla yerleşme kanaması gözlenebilmektedir.
Kanda seviyeleri değişkenlik gösteren hormonlar nedeniyle de göğüslerde yaşanan hassasiyet ve yorgunluk 3 günlük hamilelik belirtileri arasına alınabilmektedir. Tüm bunların yanı sıra kan hacminin artması nedeniyle; sık sık idrara çıkma ihtiyacı erken hamilelik belirtilerinden sayılabilmektedir. Ayrıca karın alt bölgesinde yani kasıklarda meydana gelen kramp ağrısı, mide ekşimesi de 3 günlük hamilelik belirtileri arasına girmektedir. Yaşanan hormonal değişiklikler de duygu durum dalgalanmalarına sebebiyet verebilmektedir.
7 Günlük Hamilelik Belirtileri
7 günlük hamilelik belirtileri arasında ise; yaşanan hormonal değişiklikler sebebiyle mide bulantısı ve kusmayı ilk sıraya almak oldukça mümkündür. Ayrıca koku hassasiyetinin artması ve yorgunluk ile sürekli uyuma ihtiyacı 7 günlük hamilelik belirtilerinden sayılabilmektedir. Tüm bunların yanında hareket etmeyi zorlaştıracak biçimde kasıklarda kramp ağrısı da erken gebelik belirtileri arasında yer almaktadır. Belirtmek gerekir ki; 7 günlük gebelik belirtileri arasında baş dönmesi de bulunmaktadır.
Yine de altını çizmeliyiz ki; bahsi geçen bu belirtiler, kadından kadına değişkenlik göstermektedir ve asıl tanı için gebelik testi yapmanız gerekmektedir.
15 Günlük Hamilelik Belirtileri
15 günlük hamilelik belirtileri arasında; kanda seviyeleri değişen hormonlar sebebiyle yaşanan koku alma duyusunda yaşanan artış, kasıklarda saplanma tarzında kendini gösteren kramplar ve kıvamı değişkenlik gösteren vajinal akıntı da sayılmaktadır.
Ayrıca 15 günlük hamilelik belirtileri arasında progesteron hormonunun kandaki seviyelerinin artması sebebiyle yorgunluk ve sürekli uyku hali de anne adaylarında oldukça sık gözlenmektedir. Tüm bunların yanında 15 günlük hamilelik belirtileri arasında sinirlilik ve gerginlik de gösterilmektedir.
Anne adayları özellikle bu dönemde gebelik testini güvenle uygulayabilir. Bu dönemde yapılacak gebelik testi, çok büyük oranda doğru sonuç verecektir.
Gebelik Zehirlenme Belirtileri Nelerdir?
Preeklampsi (Gebelik Zehirlenmesi), hamilelik sürecinde görülen bir komplikasyon olarak karşımıza çıkmaktadır. Gebelik zehirlenmesi, sıklıkla gebelikle birlikte meydana gelen tansiyon yüksekliği ile kendini belli eden bir sağlık sorunudur. Gebelik zehirlenmesi, gebelik sürecinin 2. yarısından sonraki döneme tekabül eden 20. haftadan sonra görülmektedir.
Gebelik zehirlenmesi, hamilelik sürecinde ortaya çıkabilen yüksek tansiyon ve idrarda protein seviyelerinin artışı ile karakterizedir. İdrarda protein seviyelerinin artışı ise başta böbrekler olmak üzere diğer organların da hasarına neden olabilmektedir. Eller, bacaklar ve ayakların şişmesi, gebelik zehirlenmesinin en yaygın ve en sık görülen belirtileridir.
Preeklampsi yani gebelik zehirlenmesi, anne adayını ve bebeği hayati tehlikeye sokabilecek oldukça ciddi bir sorundur.
- Hipertansiyon (yüksek tansiyon),
- Ödem (şişlik),
- Ödeme bağlı olarak gelişen hızlı kilo alımı,
- Bulanık görme ve geçici görme kaybı,
- Işığa karşı duyulan hassasiyet,
- Karın bölgesinin üst kısmında ağrının varlığı,
- Şiddetli geçen baş ağrıları,
- Omuz ağrıları,
- Sırt ağrıları,
- Mide bulantısı ve kusma,
- Daha az idrara çıkma,
- Baş dönmesi,
- Reflekslerde bariz bir şekilde azalma,
- Zihinsel durum değişimleri meydana gelmesi,
- Kandaki trombositlerde azalma,
- Böbrek problemine işaret eden idrardaki protein seviyesindeki artış,
- Karaciğer sorununa dikkat çeken karaciğer enzimlerinde artış,
- Akciğerlerde sıvı birikimine bağlı olarak gelişen nefes darlığı
Gebelik zehirlenmesi, bazı anne adaylarında rutin gebelik takibi ve kontrolü esnasında da tespit edilebilen ciddi bir problemdir ve sebebi net olarak bilinmemektedir. Ancak bazı otoriteler tarafından bebeğin eşi olarak da bilinen plasenta zarındaki anomalilerin neden olabileceği bildirilmiştir. Plasenta zarındaki kan damarlarına bağlı olarak gelişen durumlar, kişide kan basıncı ile ilgili sorunlara yol açarak preeklampsi yani gebelik zehirlenmesi riski yaratabilmektedir.
Adetten Önce Hamilelik Belirtileri
Adetten (regl) önce hamilelik belirtileri görülebileceği gibi bazı kadınlar da hiçbir belirti olmayabilir. Tam tanı için adet gecikmesini takiben gebelik testi yapmanızın uygun olacağını belirtmek gerekir.
Yaygın olan ve gözlenen ilk hafta belirtileri; kanda seviyeleri değişkenlik gösteren hormonlar nedeniyle vajinal akıntıların yoğunlaşmasıdır. Ayrıca yerleşme kanaması olarak da adlandırılan lekelenme tarzında kanamanın (implantasyon kanaması) görülmesi de embriyonun uterusa yerleşmeye başladığı dönemde oldukça sık gözlemlenen belirtiler arasındadır. Artan kan hacmi sebebiyle sık sık idrara çıkma isteği de adetten önce hissedilebilen hamilelik belirtileri arasındadır. Ayrıca hormonal değişiklikler nedeniyle kokulara karşı gelişen hassasiyet, baş dönmesi, mide bulantısı, kusma anne adaylarında sık gözlenmektedir.
Hamilelik döneminde progesteron hormonun artış göstermesi sebebiyle de halsizlik, yorgunluk ve sürekli uyku halinin varlığı da adetten önce hissedilebilen hamilelik belirtileri arasındadır. Yine yaşanan hormonal değişiklikler nedeniyle; göğüslerde ve göğüs uçlarında hassasiyet, göğüslerde dolgunluk, kasıklarda ve karında kramp tarzı ağrılar, ruh halinde meydana gelen değişimler ve vücut sıcaklığında artış gösterilmektedir. Ayrıca bazı kadınlar da kalp çarpıntısı ve kalp hızında artış da gözlenebilmektedir.
Hamilelikte Düşük ile İlgili Hazırladığım Makalemi Okumayı Unutmayın!
Adet Gecikmesi Olmadan Hamilelik Belirtileri
Adet (regl) gecikmesi olmadan da hissedilebilen birtakım gebelik belirtileri mevcuttur. Yine de belirtmek gerekir ki; bu durum kadından kadına değişmekte ve kimisinde hiçbir belirti gözlenmemektedir. Tam tanı için gebelik testi yapmanız büyük bir öneme sahipse de adet gecikmesi olmadan yaşanabilen bazı hamilelik belirtileri mevcuttur ve belirtileri şu şekilde açıklayabiliriz:
Sıklıkla kadın vücudunun gebeliğe uyum sürecinin çok erken aşamalarında ortaya çıkan belirtiler arasına; yaşanan hormonal değişiklikler sebebiyle, göğüslerde ve göğüs uçlarında hissedilen hassasiyet ve dolgunluk hissini almak mümkündür. Bunun yanında kandaki seviyesi artış gösteren progesteron hormonu da anne adayında yorgunluğa, bitkinliğe ve sürekli uyuma ihtiyacına neden olabilmektedir. İmplantasyon kanaması yani yerleşme kanaması belirtiler arasındadır çünkü embriyo uterusa yerleşmeye başlamaktadır.
Yine yaşanan hormonal dalgalanmalar sebebiyle; baş dönmesi, mide bulantısı ve kusma gözlenebilmektedir. Kan hacminin artması sebebiyle de artış gösteren idrara çıkma ihtiyacı en belirgin semptomlar arasındadır. Hormonal değişiklikler nedeniyle de anne adayında görülen duygu durumunda meydana gelen değişimler de adet gecikmesi olmadan hissedilebilen belirtiler arasındadır. Ayrıca karın ve kasıklarda oluşan kramplar ve iştah değişiklikleri de semptomlar arasına alınabilmektedir. Tüm bu sayılan belirtilerin yanında vücut ısısında artış da gözlenmektedir. Çünkü; yumurtlama süreci sonrasında doğal olarak vücut ısısı yükselmektedir.
Döllenme Belirtileri Nelerdir?
Döllenme yani fertilizasyon, gebelik sürecinin en temel noktasını oluşturmaktadır. Gebelik süreci, döllenme (fertilizasyon) ile başlamaktadır. Bu temel nokta; bir sperm hücresinin başarıyla bir yumurta hücresini döllemesiyle (zigot) meydana gelmektedir. Fertilizasyon yani döllenme, kadın vücudunda ortaya çıkan oldukça erken aşamalardan birini oluşturmaktadır.
Döllenme belirtileri, hücresel (zigot) düzeyde gerçekleştiğinden dışarıdan fark edilmese de döllenmeyi takip eden sonraki birkaç gün içinde kadın vücudunda birtakım değişiklikler ve semptomlar meydana gelebilir.
İşte döllenme aşamasında ortaya çıkabilecek bazı belirtiler:
Lekelenme tarzında kanamalar (yerleşme kanaması): İmplantasyon kanaması adı verilen yerleşme kanaması, döllenmeyi takiben yaklaşık 6 ila 12 gün arasında meydana gelmektedir. Embriyo, uterusa yerleşmeye başlarken (implantasyon) hafif formda ve leke tarzında bir kanama meydana getirebilir. Bu hafif ve leke tarzındaki kanama, sıklıkla birkaç saat ile birkaç gün arasında sürebilmektedir. Yerleşme kanaması, pembe ya da kahverengi renkte ve hafif bir formda olan kanamadır.
- Kasık ve karın krampları: İmplantasyon aşamasında yani embriyonun uterusa yerleştiği adımda, kasıklarda ve karın bölgesinde meydana gelen kramplar, regl öncesi ağrı ve krampları andırsa da sıklıkla regl kramplarından kısa süreli ve daha hafif geçmektedir.
- Göğüslerde meydana gelen hassasiyet: Gebelikte doğal olarak meydana gelen hormonal değişimler sebebiyle, göğüslerde ve özellikle göğüs uçlarında hassasiyet meydana gelebilir. Göğüslerde dolgunluk ve şişme de döllenme belirtileri arasında yer almaktadır.
- Yorgunluk ve sürekli uyku hali: Hamileliğin erken süreçlerinde progesteron hormonunun artış göstermesi neticesinde anne adayı sürekli uyku halinde olabilir ve yorgun hissedebilir. Yorgunluk ve bitkinlik, hamilelikte en çok gözlemlenen belirtilerden biridir.
- Vücut ısısında artış yaşanması: Yumurtlama süreci sonrasında bazal vücut sıcaklığı yani ısısı yükselmektedir ve vücut ısısında artış gözlenmesi erken gebelik belirtileri arasında yer almaktadır.
- Sık sık idrara çıkma ihtiyacı: Döllenmeden çok kısa bir süre içerisinde, kadın vücudunda kan hacminin artması sebebiyle daha sık idrara çıkma ihtiyacı hissedilebilmektedir.
- Duygu durum değişimleri: Hormonal dalgalanmalar nedeniyle, döllenme sonrası daha ilk günlerde dahi ruh halinde ve duygu durumlarında dalgalanmalar meydana gelebilmektedir.
- Artan koku hassasiyeti: Kanda seviyeleri değişen hormonların etkisiyle yaşanan artan koku hassasiyeti de döllenmeyi takiben kısa bir süre içerisinde meydana gelmektedir.
Ayrıca tat değişikliği, baş dönmesi ve bayılma ve hatta sindirim problemleri de hormon seviyelerinin kandaki dalgalanmaları nedeniyle meydana gelen döllenme belirtileri arasında sayılmaktadır.
Bel Ağrısı Hamileliğin Belirtisi Mi?
Bel ağrısı, gebeliğin erken belirtileri arasında sayılmaktadır. Bel ağrısı, özellikle döllenmeyi (fertilizasyon) takip eden ilk haftalarda kendini gösterebilmektedir. Ayrıca bel ağrısı, hamileliğin ilerleyen süreçlerinde de meydana gelebilmektedir.
Hamilelikte yaşanan bel ağrısının nedenleri şu şekilde açıklanabilir:
Hormonların etkisiyle,
İmplantasyonun bir sonucu olarak,
Rahmin büyümesinin etkisiyle,
Vücut ağırlığının artmasıyla meydana gelmektedir.
Bel ağrısı, hamilelik ile ilişkilendirilen bir semptom olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki; tam tanı için tek başına bir şey ifade etmez. Kesin sonuç için gebelik testi uygulamanız ve çıkan sonucun pozitif olması durumunda da kadın doğum uzmanına muayene olmanız oldukça elzemdir.
Dış Gebelik ile İlgili Hazırladığım Makalemi Okumayı Unutmayın!
Sıkça Sorulan Sorular
Gebelikte erkek bebek belirtileri nelerdir?
Tıbbi bir dayanağı olmayan ve deneme yanılma yöntemleri sonucu elde edilen belirtiler şu şekildedir:
Anne adayının karnının sivri bir şekil alması,
Karın bölgesinin düşük pozisyonda olması,
Anne adayının ayak uçlarının üşüyor olması,
Meme ucundaki renk değişimi,
Anne adayının sabah bulantıları yaşamaması,
Tuzlu gıdalara aşerme,
Ellerde kuruluk yaşanması,
İdrar renginin parlak sarı tonlara sahip olması,
Saçların hızlı bir şekilde uzaması,
Anne adayının sol tarafa doğru yatma isteği yaşaması.
Hamilelikte bebek kalp atışı durması belirtileri nelerdir?
Hamilelikte bebeğin kalbinin durmasının ve ölümünün bazı semptomları bulunmaktadır. Ancak çoğunlukla ve hatta gebeliğin erken safhalarında anne adayının bunu hissetmesi oldukça zordur.
Anne karnındaki bebeğin kalp atışının durması ve bebeğin ölmesi belirtileri şu şekilde özetlenebilir; kanama varlığı, bebek hareketlerinde azalma, bel ve kasık ağrıları, anne karnındaki bebeğin aşağı inmesi ve gebelik belirtilerinin azalması (aşerme, mide bulantısı, göğüslerde hassasiyet ve benzeri)
Bilinmelidir ki; anne karnındaki bebeğin kalp atışı ancak doppler veya ultrasonla anlaşılmakta ve değerlendirilmektedir.
İkiz bebek belirtileri nelerdir?
İkiz gebelik belirtileri, normal gebelik yani tek fetüsün olduğu gebeliklere oldukça benzerdir. Ancak bazı durumlarda ikiz gebelik belirtileri, daha yoğun yaşanabilmektedir. Oldukça sık görülen ikiz bebek belirtileri; sık sık idrara çıkma, yorgunluk ve bitkinlik, mide bulantıları, göğüslerde dolgunluk ve hassasiyet şeklindedir. Ayrıca ikiz gebelikte kanda bakılan hCG hormon analizi, tek gebeliğe oranla daha yüksek değerlerde çıkabilmektedir. Tüm bu belirtilerin yanında; iştahın aşırı artması, kalp atış hızının artması, rahim büyümesi ve anne adayının karnındaki bebeklerde daha erken dönemde hareketlilik de gözlenebilmektedir.
Sağlıksız gebelik belirtileri nelerdir?
Gebelik döneminde ortaya çıkabilecek olumsuz durumlar kişiden kişiye değişkenlik gösterse de sıklıkla birinci trimester adı verilen ilk 12 haftada belirti vermeye başlar.
Sağlıksız gebelik belirtileri;
Vajinal lekelenmeler ve kanamalar, uzun süre yaşanan şiddetli mide bulantıları ve kusmalar, yoğun ve şiddetli baş ağrıları, baş dönmesi ve baygınlık geçirmek, anne karnındaki bebekte daha az hareketlilik, üçüncü trimester adı verilen dönemde devam eden şiddetli baş ağrısı, görme bozuklukları ve görme kaybı, karın ağrıları hatta şişkinlik şeklinde özetlenebilmektedir.
Hamilelik belirtilerim yok ama adetim gecikti, neden?
Hamilelik belirtileri yokken adet gecikmesi neden olur sorusunun cevabı;
Polikistik Over Sendromu (PCOS),
Kronik hastalıklar (diyabet, çölyak)
Tiroit ve hipofiz bezi hastalıkları,
Miyom, polip ya da çikolata kisti,
Stres ve anksiyete,
Kullanılan hormonal ilaçlar,
Rahim ya da overlerin kötü huylu kitleleri,
Pelvik inflamatuar hastalıklar,
Anoreksiya ya da bulimia nervoza gibi beslenme bozuklukları,
Aşırı ve yoğun egzersiz,
Ayrıca tüm bu nedenlerin arasına; birincil yumurtalık yetmezliği (primer yumurtalık yetmezliği) ve adrenal bez hastalıklarını da almak mümkündür.
Kabızlık hamilelik belirtisi mi?
Gebelikle birlikte hızlı bir şekilde başlayan hormonal dalgalanmalar ve değişimler, sindirim sistemini etkileyebilmektedir. Bahsi geçen hormonal değişimler, sindirim sisteminin yavaşlamasına neden olabilir. Progesteron hormonu, gıdaların bağırsaklardan normalden daha yavaş geçmesine sebebiyet vererek kabızlık meydana getirebilir. Dolayısıyla kabızlık, hamilelik belirtileri arasında değerlendirilebilir ancak yine de belirtmek gerekir ki; tek başına değerlendirilen bir semptom değildir çünkü kabızlık sorunu birçok nedenden kaynaklanabilmektedir. Tam tanı için gebelik testlerine başvurmanız gerekir.
Memenin ucu hassasiyeti hamilelik belirtisi mi?
Meme ucu hassasiyeti, hamilelikte oldukça sık gözlemlenen belirtilerden biridir. Hamilelikte yaşanan hormonal değişimler, memeleri ve meme ucunu hassas hale getirebilmektedir. Ayrıca memelerde dolgunluk ve şişme de gözlemlenebilmektedir.
Tıpkı regl öncesi dönemdeki gibi göğüslerde dolgunluk, ağrı ve hassasiyet gelişmesi, gebeliğin erken döneminde karşımıza çıkan semptomlar arasındadır.
Gebelikte şeker belirtileri nelerdir?
Gebelikte şeker belirtileri, sıklıkla dışarıdan gözlenememektedir. Ancak yine de; aşırı su içme ihtiyacı, çok yoğun idrara çıkma ihtiyacı, idrarda glukozun müspet oluşu, sık sık tekrar eden vajinal enfeksiyonlar, sık sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve mide bulantısı ile halsizlik gebelikte diyabet belirtilerinden olabilmektedir.
Kontrol altına alınamayarak yüksek seyirde gezinen kan şekeri, fetüsün anne karnında gelişimi üzerinde etki sağlayarak, fazla kilo almasına ve amniyon kesesi suyunun artmasına neden olabilir.
Hamilelikte tansiyon düşüklüğü belirtileri nelerdir?
Hamilelikte tansiyon düşüklüğü belirtilerini; baş dönmesi, sık sık yaşanan sersemlik, yorgunluk, bulanık görme, güç kaybı, mide bulantıları, konsantrasyon güçlüğü ve de bilhassa oturma pozisyonundan sonra ayağa kalkma esnasında baygınlık geçirme şeklinde özetleyebiliriz.
Hamilelik esnasında düşük tansiyon (hipotansiyon) varlığı; hormonal dalgalanmalar, artan damar genişlemesi ve gittikçe büyüyen rahimden ileri gelmektedir.
2 gün adet gecikmesi hamilelik belirtisi mi?
Erken gebelik belirtilerinin en belirgin ve en temel nedeni adet gecikmesidir. 2 gün adet gecikmesi hamilelik belirtisi olabileceği gibi şüphelendiğiniz durumlarda hamilelik testi yaptırmanız tam tanı için doğru bir yaklaşım olacaktır.
Belirtmekte fayda var ki; düzenli periyotlarda ilerleyen regl döngülerine sahip olan ve çoğunlukla regl gecikmesi yaşamayan kadınlarda ortalama olarak 7 ila 10 günlük regl gecikmesi, hamilelik şüphesini düşündürebilir.
Aşırı gaz hamilelik belirtisi mi?
Evet, gebeliğin özellikle ilk haftalarında gaz görülmesi, hamilelik belirtileri arasında değerlendirilmektedir. Gebelikte progesteron hormonundaki artış, aşırı gaza neden olabilmektedir ve oluşan gaz karın bölgesinde şişkinliğe neden olabilir.
Kasık ağrısı hamilelik belirtisi mi?
Evet, kasık ağrısı hamilelik belirtisi olabilir. İmplantasyon aşamasında yani embriyonun uterusa yerleşmeye başladığı adımda, kasıklarda ve karın bölgesinde meydana gelen ağrılar, regl öncesi ağrılara benzese de sıklıkla regl ağrılarında daha kısa süreli ve daha hafif geçmektedir.
Hamilelikte ishal doğum belirtisi mi?
Özellikle zehirlenmede ortaya çıkan ishal ve yanında kusmanın eşlik ettiği problemler, erken doğumun kritik semptomları arasında yer alabilmektedir. Belirtilmelidir ki; ishalin varlığı, bazı anne adaylarında doğum başlamadan hemen önce gözlemlenebilmektedir. Kanlı ya da kanın olmadığı mukus akıntıları veya vajenden gelen yoğun akıntılar da erken doğumun habercisi olarak değerlendirilebilmektedir.
Göğüs ağrısı hamilelik belirtisi mi?
Evet, göğüs ağrısı (meme hassasiyeti) hamilelik belirtisi olabilir. Oldukça sık gözlemlenen gebelik belirtilerinden biridir. Gebelikte yaşanan hormonal değişiklikler, göğüs ağrısı ve hassasiyetine neden olabilmektedir. Regl öncesi dönemdeki gibi göğüslerde dolgunluk, şişme, ağrı ve hassasiyetin oluşması gibi meydana gelen değişiklikler, gebeliğin erken döneminde karşımıza çıkan semptomlar arasındadır.
Hamilelik belirtilerinde bel ağrısı olur mu?
Evet, bel ağrısı, gebeliğin erken belirtileri arasında gösterilebilmektedir. Bel ağrısı, özellikle döllenmeyi (fertilizasyon) takip eden ilk haftalarda ve hamileliğin ilerleyen süreçlerinde meydana gelebilmektedir.
Hamilelikte bel ağrısı, hormonların etkisiyle, implantasyonun bir sonucu olarak, rahmin büyümesinin etkisiyle ve vücut ağırlığının artmasıyla meydana gelmektedir.
Karında şişlik hamilelik belirtisi mi?
Karında şişlik, hamilelik belirtisi olarak değerlendirilebilir. Gebeliğin özellikle ilk haftalarında yer alan belirtiler arasındadır. Kanda, seviyesi artış gösteren progesteron hormonu, karın bölgesinde gaza ve gaz da şişkinliğe yol açabilmektedir.
Mide bulantısı doğum belirtisi mi?
Oldukça yoğun ve sık meydana gelen mide bulantıları, doğumun yaklaştığının bir belirtisi olarak değerlendirebilmektedir. Ayrıca kasıklarda ağrı da hissedilebilmektedir. Bunun yanında doğumun yaklaştığının ve doğum sancılarının belirtileri; rahim kasılmaları, düzenli seyreden ağrılar ve sık sık tuvalete çıkma isteği olarak sayılabilmektedir.
Vajinada yanma hamilelik belirtisi mi?
Vajende meydana gelen yanma hissi, sağlıklı bir hamilelik belirtisi değildir.
Gebelikte vajinal akıntı bilhassa ilk haftalarda vajenden gelen beyaz akıntı, gebelik belirtisi olarak sayılmaktadır ancak akıntı dışında meydana gelen kaşıntı, yanma ve batma hissi gebelik belirtileri arasına alınmamaktadır.
Hamile olduğunuzdan şüpheleniyor ve vajinada yanma ile batma hissediyorsanız uzman bir hekime giderek muayene olmanız oldukça elzemdir. Çünkü vajinada yanma, batma ve kaşıntı gibi belirtiler, vajinal enfeksiyonlara da işaret edebilir.
Açık sarı idrar hamilelik belirtisi mi?
Hamilelik döneminde, idrar renginde değişiklikler görülmesi oldukça normal ve doğaldır. Gebelik sürecinde idrarın rengi sıklıkla açık tonlara sahiptir. Kısaca, açık sarı idrar hamilelik belirtileri arasında değerlendirilebilir.
